30 Ağustos 2007 Perşembe

Bu işte bir yanlışlık var;

adını koyamıyorum. İtiraflarım çok büyük. Ezberlerim var hayata dair; beni tanımlayan. Sade ve hepsi de anlaşılır. Bu kadar uzun süre herşey yolunda devam ederken, ben kendimi sorgular oldum. Tüm ezberlerimi döktüm ortaya.Hiç birşeyi atlamadan, üşenmeden hepsini tekrar yazdım. Fark ettim ki hiç birşey değişmeden aynı şeyler yazıldı.
16/06/2007

20 Ağustos 2007 Pazartesi

AŞK



AŞK

Aşk nedir? Bana göre pek çok açıklaması var aşkın. Açıkçası ben bu döneme kadar hangi açıklamayı yapacağımı nasıl bir tanıma koyacağımı bulamamıştım. Öğrendim ki en basit tanımıyla aşk sadece tesadüfmüş..Sonraki evresi de iki insanın aynı gözden bakabilmeyi başarabilmesi...
Şu aralar aşkla ilgili hep aynı şeyi duyuyorum. Aşkın kayıp olduğu!!! Ve pek çok kişi ilk zamanlarda, ‘evet bu kez aşkı buldum diyor’’. Ama sonuç? O aşk dediği duygu da terki diyar oluveriyor. Hep kendi etrafımdan pay biçerim, popüler dünyalar benim düşünce anlayışıma hiç bir zaman dahil olmadı. Yaşadığımız bu çevrede, bu kadar insan yanlızken. Ve herkes aynı duyguyu, aynı heyecanı ararken; mutlu olmak, değer vermek, dürüst olmak, eğlenmek gibi. Bu insanların hepsi de eğlenceli aklı başında insanlarken, nasıl olur da bir araya gelemezler? Karşılaşmazlar?’’. Sanırım bunun en büyük nedeni aşka aynı gözden bakamayışımız...Ya da isteklerimizin biranda değişmesi? Sonrasında da iki insanın ‘’bu kez de olmadı’’deyip, kolay bitirmesi.
Kendi aşklarımdan pay biçiyorum:-) öhüm öheemmm...Öle kırgınlık ayrılıkları yaşamamışım mıdır dıııırrrrr dı dııırrrrr? En azından ben kırgın değilim, konuyu toparlayalım. Zaten topu topu kaç kez aşık olmuşuz, olmuşum? Açıkçası aşk öyle sayı olarak da fazla yaşanmıyor. Aşk şu ömrün boyunca çok az çıkıyor karşına. O ilk an, kurulan ilk cümleler. Ve fark da ediyorsun, bu aşk diyorsun. İşte o anda iki yanlız insan buluşuyor.

O yüzden Aşkı nerde yakalıyorsan yakala, havada, karada, denizde... O anı yakala ve sonsuz mücadeleni ver...

Neden mi bu mücadele isteği? İşte nedenler; etraf bu kadar dejenere olmuşken, bu kadar popüler çevrelerde aşkın adından utandığını, aşkın kendinden kaçtığını bilirken. Bundan sen de nefretle kaçarken. Ve her defasında bunu yüksek sesle söylerken... İlk önce kendimize sahip çıkalım. Ve onun hayatına, yaşadıklarına, onun gözünden bakmayı öğrenelim.Çünkü hepimiz çok farklı büyüdük, çocukluğumuz farklı geçti, okul hayatımız farklıydı. Bu farklılık çok şey katabilir bize. Bu iki yanlız insan biraraya geldiğinde başlar aşkın anlamı. Bu paylaşımla yakalarsın aşkını.Ve senin tanımın yerine oturur; aşk tanımını bulur, zaman kavramını kaybeder. Bulutlarda olmak tabir olur bu anda. Vücut kimyan değişir. Sabah kalkışların tebessümle başlar. Aynada kendine değişik bakışlar atarsın, atarsın itiraf edelim.Düşüncelerin hafifler. Çünkü aşkın sana yaşattığı ifade budur!.
Bu duyguları kaybetmemek adına fark edelim.Ufak takıntıları çöpe atalım.Çünkü sonraki pişmalıklar insanı yıpratıyor, yetişkinlik gururu da işin içine girince, çok canın yanıyor.Dönülmüyor geriye, dönsen de söylenmiş sözler acıtıyor canını. O yüzdendir ki, etraf bu kadar dejenere olmuşken inadına sevelim. Aynı gözden bakmayı öğrenelim.Çekiştirmeyelim aşkın dört bir yanından. Çünkü koptuğunda eskisi gibi bir araya gelmiyor.Parçalar koyboluyor kendi içinde. Elinde de küçük bir parça , yıllar boyu da hatıra olarak kalıyor sende. O hatıra parçayı da alıp başka yüzlere oturtamıyorsun.
Şimdi Aşk nedir? Aşk aslında karşındakini bulduğunda onun gözüyle bakabilmektir etrafa, anlayışını yakalamaktır. Fazla sorgulama, aklında kalan hep o karşılaştığın an olacaktır.
Şimdi aynı gözden Aşka sahip çıkalım.
28/06/2006

İyki Annem!

Yüz yıl geçse de içim sızlıyor. İlk günkü gibi acım taze... Bundan tam 14 yıl önce bugün annem bize veda etti. Zaman herşeye ilaç deniyor...