31 Ocak 2008 Perşembe

Daha da iyi Annem


Daha da iyi!!!
En uzun gün, en yoğun olan ve ıslak bi gün. Hem gök ağlıyor,hem de artık ağlamayı unutmuş gözlerim.Yaşam buymuş demek...Avuçlarından kayıp giden bir nefes.
Vücudu karşımda öylece uzanmış duruyor, hareketsizce...
Yaşamda olduğunu hissettiren kalp atışları yok sadece; tık tık, kalp atışları ...

Yüzü her zamanki gibi çok güzel. Ölüm bile yakıştı hani. Herşeyin en güzeli onda varmış meğer. O hayatın ta kendisiymiş.
Benim yarım!

Peki şimdi ne olacak?
Ben daha ne kadar ağlayacağım?
Gitti diye mi;hayır! Hiç dönmeyecek diye mi?
Belki de en iyisini o yaptı. Ansızın gitti; yüreğini de alıp...

Bedeni karşımda uzanmış öyle....
Demek yaşam sadece nefes almakmış; sonra da kefene sarılıp gitmek mi?

Peki ben neden yaşıyorum, yaşıyoruz?
Nefes alıp almadığımın farkında bile olmadan. Biliyorum bunun önemini de şuan anlayamayacağım...
Annem olmadan ilk gün sona eriyor. Demek herşey ben istemesem de devam ediyor. Yaşamda bazı gerçeklerin önüne geçilmiyor. Karşısında duramıyorsun. Bu bir dönem benim için ve pek çoğumuz için de...

Şimdi yaşam devam edecek. Ben varım!!!!...

Ve Annem için daha güçlü olmalıyım, daha güvenli.
Yoksa yıkılır giderim,
Kimse toparlayamaz beni.

Dönüp bakmazlar bile; annem yok ya!

O bakardı, bişey olsa yüreği erirdi;annem ya:)

Rüyamda gördüm,çoook özlemişm be anne seni

Demek hiç göremeyeceğim korkusu yokmuş, bak gördüm seni

Rüyalarım var artık...

Teşekkürler annem:)

Ben burdayım onurumla

31/01/2003-cuma-geçti gitti-anlamadan öğlen vakti ansızın!!!!

2 Ocak 2008 Çarşamba

İyi Seneler

“Hayatınızda beklenmedik iyilikler ve doğaçlama güzellikler yapın. İçinizdeki özü ve dürtülerinizi izlemek için cesur olun”
Jeff Buckley

Bazen insanları hafife almak için "Çocuk gibisin, çocuk gibi davranıyorsun" denir ya. Bu hikayeden sonra çocuk gözüyle bakmanın basit olmadığını anlıyor insan.
Babası İspanya'nın en ağır siyasi cezalarının verildiği bir hapishanede mahkumdu küçük kızın. Fırsat bulduğu her haftasonu babasını ziyaret için annesiyle birlikte hapishaneye giderdi. Yine bir ziyarete giderken babası için çizdiği resmi yanında götürdü ancak hapishane kurallarına göre özgürlüğü çağrıştıran her türlü şeyin mahkumlara verilmesi yasaktı. Bu sebeple kağıda çizdiği kuş resmini kabul etmemişler ve oracıkta yırtmışlardı... Çok üzülmüştü küçük kız... Babasına söyledi bunu, o da"Üzülme kızım, yine çizersin; bu sefer çizdiklerine dikkat edersin olur mu?" dedi. Küçük kız diğer ziyaretinde babasına yeni bir resim çizip götürdü. Bu sefer! kuş yerine bir ağaç ve üzerine siyah minik benekler çizmişti. Babası keyifle resme baktı ve sordu:"Hmmm! Ne güzel bir ağaç bu! Üzerindeki benekler ne? Portakal mı? Küçük kız babasına eğilerek, sessizce:"Hşşşşt! O benekler ağacın içinde saklanan kuşların gözleri!....."

İsteklerimizin, istediğimiz şekilde gerçekleşeceği güzel bir yıl olsun...

Sevgiler...

İyki Annem!

Yüz yıl geçse de içim sızlıyor. İlk günkü gibi acım taze... Bundan tam 14 yıl önce bugün annem bize veda etti. Zaman herşeye ilaç deniyor...