8 Nisan 2015 Çarşamba

Herşey Hemen Olsun...


O kadar zaman oldu yazı yazmayalı....

Bu hafta dolup taştı düşüncelerim...

Yazı yazmanın terapi görevi gördüğünü hatırladım, kelimeleri düzene koymanın... Anlatmak istediklerini özenle yazıya dökmenin aslında kendi içinde bir dili ve düzeni olduğunu fark ettim...

Uzun zamandır yazı yazmayışımı da, uzun zamandır okumayışıma, buna neden sosyal medyayı suçladığımı fark ettim... Yüz kırk karaktere düşüncelerimi sığdırmak isteyişimin yarattığı tembelliği fark ettim... Gördüğüm her şeyi okuma telaşında aslında okuma ve anlama algımın kapandığını da fark ettim. Okuduklarım aklımda kalmıyordu... Ezbere okuyordum... Tanıdık gelen cümleler aklımda kalıyor ve aslında okuduğum pek çok şey de edebiyattan bir haberdi...

Bunların getirdiği sonuçların hepsi hızlı tüketim... Hızlıca hareket etmek... bir yerlere geç kalma telaşı... Herşey hemen olsun... Hemen taksi bula bil... İki adımlık yere yürüme taksiye bin... Zaman kaybı olmadan hızlıca yemek ye... Plastik kutulara sıkıştırılmış, bildiğimiz sütlü kahveye ödediğim para ile , belki de büyüdüğüm köyde bulunan tüm kahve sakinlerine ısmarlayacağım kahve ücretini ödemek... hep birşeylerin dayatılması...

Hafta sonu kahvaltı mutluluğun bile farkında olmadan elinden alınıyor...

Güzel manzaralı bir yere oturmak istiyorsun, orası rezerve edildi, sizi şuraya alabiliriz isterseniz... Şurası dediği yer evdeki kahvaltı keyfinde salonun dip köşesi gibi bir yer... Neden geldik o zaman buraya? Bakıryorsun rezerve dediği yere hiç oturulmuyor, sanki oturulmaması için rezerve edilmiş...

Aracını allahın sokağına partk edeceksin, etrafta gördüğün hiç bir işaret yok, ne part edebilirsin, ne de park yasağı yasak denilen bir işaret... Tam bu nokta park yeri buldum derken, hayatında hiç görmediğin biri geliyor yanına ve park ücreti talep ediyor... Neden diyorsun? Burası bize ait... Hayır burası bildiğin sokak diyorsun... Yok abla burada otopark ücreti ödeniyor... aracına bir şey olursa bizden bilme diyor, ve açık açık yüzüne yüzüne söylüyor bunu...

Yazdıkça yazasım geldi...



Hiç yorum yok:

İyki Annem!

Yüz yıl geçse de içim sızlıyor. İlk günkü gibi acım taze... Bundan tam 14 yıl önce bugün annem bize veda etti. Zaman herşeye ilaç deniyor...