Ayakkabılarıyla yürümediğiniz sürece kimseyi yargılamayın
Beni en çok düşündüren şey, bazı insanların neden birkaç cümleyle bile insana iyi gelebildiğidir.”
Rainer Maria Rilke, Genç Bir Şaire Mektuplar’ında şöyle der:
“Sizi rahatlatmaya çalışan kişinin… yaşamında pek çok dert ve keder vardır. Başka türlü olsaydı zaten o sözcükleri bulmayı asla beceremezdi.”
Bu cümle bana önemli bir gerçeği hatırlatıyor: İnsan, çoğu zaman en çok yaşadığı yerden konuşur.
Bilgi kitaplardan öğrenilebilir. Fakat anlayış, çoğu zaman hayatın içinden gelir. Aynı olayları yaşamamış olsak bile, yaşadıklarımız bize olaylara farklı açılardan bakmayı öğretir.
Carl Gustav Jung, “Ayakkabılarıyla yürümediğiniz sürece kimseyi yargılamayın.” der. Çünkü bir insanın davranışını anlamak için yalnızca sonucuna değil, onu oraya getiren yolculuğa da bakmak gerekir.
Belki de bu yüzden bazı insanlar konuşurken seslerini yükseltmez. Kendilerini kanıtlamaya çalışmazlar. Sadece birkaç sade cümle kurarlar. O cümleler etkileyicidir; çünkü teoriden değil, deneyimden doğmuştur.
Stoacı filozof Epiktetos ise şöyle söyler:
“Başına gelenler değil, onlara nasıl baktığın önemlidir.”
Belki de insanı olgunlaştıran şey yaşadığı zorluklar değil, o zorluklarla kurduğu ilişkidir. Aynı olay iki farklı insanı bambaşka yerlere götürebilir. Biri öfkeyle, diğeri anlayışla yoluna devam eder.
Sokrates’in “Kendini bil.” sözü de burada anlam kazanıyor. İnsan önce kendi hayatını, kendi eksiklerini ve kendi sınırlarını tanıdığında, başkalarına karşı daha ölçülü olmayı öğreniyor.
Belki bu yüzden bize iyi gelen insanlar kusursuz oldukları için değil; hayatın içinde kendi paylarına düşen mücadeleyi yaşamış, buna rağmen nezaketlerini koruyabilmiş insanlar oldukları için etkileyicidir.
Sonuçta hepimiz birbirimizin yalnızca görünen tarafını tanıyoruz. Görünmeyen kısmı ise çoğu zaman insanın en büyük öğretmenidir.
Belki de insanın en değerli sözü, en çok alkış alan değil; yaşanmışlığın içinden süzülerek gelen sözdür. Çünkü bazı cümlelerin ağırlığını kelimeler değil, onları kuran hayat belirler.
Yorumlar