Ahlak, Konfor Alanında Değil Sınav Anında Ortaya Çıkar
Dün bir sohbette bu konu açıldı. Konu o kadar derinleşti ki dört saatin nasıl geçtiğini anlamadık. İnsan kendisi hakkında birçok güzel şey düşünebilir. Dürüst olduğunu, adaletten yana olduğunu, merhametli olduğunu, haksızlığa karşı sessiz kalamayacağını… Fakat bunların hiçbiri hayat tarafından sınanmadan gerçek anlamda bilinmiyor. Çünkü karakter, rahat zamanların ürünü değil. Öyle diyen de saygı duyarım. Çünkü benim için o bir "Buda" olmuştur. :) Asıl soru şu olabilir mi? Kaybetme ihtimali ortaya çıktığında ne yapıyoruz? Haklı çıkmak ile doğru olanı yapmak arasında kaldığımızda hangisini seçiyoruz? İnsan çoğu zaman kendini sözleriyle tanımlar. Oysa hayat davranışlarla ilgilenir. Epiktetos’un dediği gibi: “Felsefeni anlatma. Onu yaşa.” Bir düşünceyi savunmak kolaydır. O düşüncenin bedelini ödemek ise zordur. Dürüstlük, avantaj sağladığı yerde değil; zarar görme ihtimali olduğu yerde anlam kazanır. Sadakat, işimize geldiğinde değil; işimize gelmediğinde değer kazanır. Merhamet ...