Ayakkabılarıyla yürümediğiniz sürece kimseyi yargılamayın
Beni en çok düşündüren şey, bazı insanların neden birkaç cümleyle bile insana iyi gelebildiğidir.” Rainer Maria Rilke, Genç Bir Şaire Mektuplar ’ında şöyle der: “Sizi rahatlatmaya çalışan kişinin… yaşamında pek çok dert ve keder vardır. Başka türlü olsaydı zaten o sözcükleri bulmayı asla beceremezdi.” Bu cümle bana önemli bir gerçeği hatırlatıyor: İnsan, çoğu zaman en çok yaşadığı yerden konuşur. Bilgi kitaplardan öğrenilebilir. Fakat anlayış, çoğu zaman hayatın içinden gelir. Aynı olayları yaşamamış olsak bile, yaşadıklarımız bize olaylara farklı açılardan bakmayı öğretir. Carl Gustav Jung, “Ayakkabılarıyla yürümediğiniz sürece kimseyi yargılamayın.” der. Çünkü bir insanın davranışını anlamak için yalnızca sonucuna değil, onu oraya getiren yolculuğa da bakmak gerekir. Belki de bu yüzden bazı insanlar konuşurken seslerini yükseltmez. Kendilerini kanıtlamaya çalışmazlar. Sadece birkaç sade cümle kurarlar. O cümleler etkileyicidir; çünkü teoriden değil, deneyimden doğmuştur....