Dikkat ve Temas
İnsan Bir Şeyi Gerçekten Yaptığında Hayatın Ritmi Değişiyor Thich Nhat Hanh’ın çok sevdiğim bir sözü var: “Çayını yavaş ve saygıyla iç; sanki dünyanın ekseni onun etrafında dönüyormuş gibi.” Belki de mesele tam olarak budur. Bir şeyi sıradanlaştırmadan yaşayabilmek. İnsan bazen bir şeyi gerçekten yapmadığını sonradan fark ediyor. Bir kahve içerken aklı başka yerde oluyor. Bir insanı dinlerken cevap hazırlıyor. Bir yürüyüş yaparken sürekli başka bir şeyi düşünüyor. Bazı nefes çalışmalarında insana küçük bir elma parçası verilir. Amaç yalnızca elmayı yemek değildir. Elmanın bıraktığı hissi fark etmek… Ekşiliğinin ağızda nasıl yayıldığını görmek… Dokusu, kokusu, bıraktığı tortu, yavaş yavaş değişen tadı… Çünkü çoğu zaman insanlar hayatın içinden geçiyor ama gerçekten temas etmiyor. Aslında mesele elma değildir. Mesele insanın o anın içinde ne kadar var olabildiğidir. Simone Weil dikkati insanın en saf cömertlik biçimlerinden biri olarak tanımlar. İnsan bir şeyi gerçekten yaptığında, o şey...