Kökler

 "Kökleri cehenneme uzanmayan hiçbir ağacın dalları gökyüzüne uzanmaz.”

Carl Gustav Jung

Bu cümlede geçen “cehennem”, sanırım gerçek bir yerden çok, insanın kaçınmak istediği zamanları anlatıyor.

Hayatın en kolay anları bizi rahatlatabilir; ama her zaman değiştirmez. İnsan çoğu zaman, cevaplarını her şey yolundayken değil, durup düşünmek zorunda kaldığında bulur.

Bir ağaca baktığımızda gövdesini, dallarını ve yapraklarını görürüz. Oysa onu ayakta tutan şey, toprağın altında kalan köklerdir. Sessizdirler, görünmezler ama bütün yükü onlar taşır.

İnsan için de benzer bir durum söz konusu olabilir. Dışarıdan bakıldığında aynı hayat devam ediyor gibi görünür. Oysa zaman içinde düşünceler değişir, bazı kesin yargılar yerini daha sakin bir bakışa bırakır. İnsan, başına gelenlerden çok, onlara verdiği anlamla dönüşür.

Belki de olgunlaşmak, kusursuz bir hayata ulaşmak değildir. Kendine ait eksikleri, kırılmaları ve sınırları inkâr etmeden yoluna devam edebilmektir. Çünkü kökler, toprağın en kolay yerinde değil; direnç gösterdikleri yerde güçlenir.

Jung’un sözü bu yüzden yalnızca zorluklardan bahsetmiyor. Aynı zamanda insanın görünmeyen tarafını hatırlatıyor. Bugün bizi biz yapan pek çok şey, başkalarının hiç görmediği mücadelelerin içinde şekillendi.

Belki de hayat, dallarımızın ne kadar yükseldiğinden çok, köklerimizin ne kadar derine inebildiğiyle ilgilidir. Çünkü insanı ayakta tutan, çoğu zaman herkesin gördüğü başarılar değil; kimsenin görmediği sessiz bir inşa sürecidir.

İyi haftalar,

Sevgiler,

Fethiye...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Nazik Olmanın Getirdiği Herşeyde Varolan Yine Sen Oluyorsun.

İlişkilerde Dönüşümün İzleri: Gölge Yanın ve Sen

kısa ve öz