Doğru ile yanlışın ötesinde bir yer

Nietzsche, “Görünmez olmak isteyen, kalabalığa karışır.” der.

İlginçtir; bugün hiç olmadığımız kadar birbirimize ulaşabiliyoruz. Bir mesaj göndermek saniyeler sürüyor. Bir insanın ne yaptığını, ne düşündüğünü, hatta ne yediğini bile anında görebiliyoruz. Buna rağmen yalnızlık, günümüzde en çok kaçındığımız ve korktuğumuz duygu değil mi? 

Belki de sorun insan sayısında değil de, insan fazlalığındadır. Ofiste, dışarıda, belki de evinde... 

Carl Gustav Jung her yazımda bana şahane kapılar açıyor. “Yalnızlık, çevrende insan olmaması değil; önemli gördüğün şeyleri paylaşamamaktır.” 

Bu cümle yalnızlığa bambaşka bir yerden bakmayı öneriyor. Çünkü insan bazen tek başınayken huzurludur; bazen de kalabalıkların içinde kendine yabancı hisseder. Belki bir iki yıl sonra sosyal medyada herşeyini paylaşmayan kişiler özel olarak tanımlanacak.  

Aristoteles, insanı “politik bir hayvan”, yani doğası gereği ilişki kuran bir varlık olarak tanımlar. Ancak ilişki kurmak ile ait hissetmek aynı şey değildir. Belki de çağımızın en büyük çelişkisi burada başlıyor.

İletişim arttıkça anlamın da artacağını düşündük. Oysa bazen yalnızca gürültü arttı. Aslında bu konu bana hep çelişkili gelmişti. Bu her konu için geçerli oysa. Fazla olan herşey özgünlüğünü kaybeder. Göz önünde olan herşey de değerini. Seyreltilmiş yaşam en kıymetlisi değil mi? 

Schopenhauer’ın, “Yalnız kalabilen insanın kişiliği vardır.” sözü ilk korkutucu gelebilir, ama yapabilirsen de tadından yenmez. Fakat bu sözün devamında saklı başka bir soru var: Kendinle kalabiliyor musun, yoksa yalnızca dikkatini dağıtacak yeni uğraşlar mı arıyorsun? 

Burada durmaktan bahsediyor. Durmanın ayna olması, ama bir o kadar da iyileştirici olması...

Durmak kaçılması gereken bir boşluk mu? Bence değil. Neden değil: 

Belki de insanın, kendi düşüncelerinin sesini duyabildiği ender yerlerden biridir.

Ve belki de bu yüzden Mevlana’nın işaret ettiği gibi, “Doğru ile yanlışın ötesinde bir yer vardır.” İnsan bazen en çok orada, kendisiyle ve başkalarıyla yeniden karşılaşır.

Pazar gününden sevgiler :)

Fethiye...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Nazik Olmanın Getirdiği Herşeyde Varolan Yine Sen Oluyorsun.

Bakıyorum ve Görüyorum Ama Nafile Çaba

Zihinsel Sükûnet