Ben Demiştim
“Ben demiştim.”
Sanırım günlük hayatta en sık duyduğum ama en az sevdiğim cümlelerden biri bu.
İlk bakışta masum gibi görünür. Hatta bazen gerçekten haklı çıkan kişinin söylediği bir cümledir. Ama yine de bana hep eksik gelir. Çünkü bu söz, yaşananı anlamaktan çok, sonucu sahiplenmeye benziyor.
Hayat geriye doğru izlediğimiz bir film değil ki…
Bir filmi bitirdikten sonra, “Bu karakter en başta bunu yapmamalıydı.” demek kolaydır. Çünkü artık sonunu biliyoruz. Oysa hayatın içinde böyle bir ayrıcalığımız yok. İnsan kararlarını sonunu bilerek değil; o an bildikleriyle, hissettikleriyle ve sahip olduğu imkânlarla verir.
Bu yüzden bir olay gerçekleştiğinde “Ben demiştim.” demek, çoğu zaman yaşananı açıklamaz. Sadece sonucun tahmin edildiğini gösterir.
Üstelik doğru çıkan her tahmin, doğru bir değerlendirme yapıldığı anlamına da gelmez. Bazen insanlar sadece olasılıklardan birini söyler ve o gerçekleşir. Ama asıl önemli olan, neden gerçekleştiğini anlayabilmektir.
Belki de bu yüzden “Ben demiştim.” cümlesi bana yeni bir kapı açmıyor. Ne yaşananı anlamama yardımcı oluyor ne de geleceğe dair bir şey öğretiyor. Sadece geçmişte kimin haklı çıktığını hatırlatıyor.
Oysa daha değerli sorular var.
“Neden böyle oldu?”
“Farklı ne yapılabilirdi?”
“Bu yaşanan bize ne öğretti?”
Belki de hayat, haklı çıkma yarışı değildir. Çünkü haklı olmak bazen hiçbir şeyi değiştirmez. Anlamak ise hem bugünü hem de yarını değiştirebilir.
Sonunda geriye kalan şey, “Ben demiştim.” demiş olmak değil; yaşananlardan biraz daha bilgeleşmiş çıkabilmektir.
Sevgiler,
Fethiye…
Yorumlar