Dikkat: Değer Vermenin Görünür Hâli
Günümüzde dikkat çoğu zaman bir verimlilik aracı gibi anlaşılıyor.
Daha iyi odaklanmak,
daha hızlı öğrenmek,
daha üretken olmak…
Oysa dikkat yalnızca zihinsel bir beceri değildir.
Dikkat, insanın neye değer verdiğini gösteren sessiz bir işaret.
Çünkü insan ilgilenmediği şeyi uzun süre takip edemez.
Dikkatini verdiğimiz şeyler aslında hayatımızda önem verdiğimiz şeylerin bir yansımasıdır. Bu yüzden dikkat, çoğu zaman sevgiyi takip eder. Merakı takip eder. Bağlılığı takip eder.
Bir insanın gerçekten önemsediği bir konuya yaklaşımı ile yalnızca mecbur olduğu bir konuya yaklaşımı arasında büyük bir fark var.
Önem verdiği şey için ayrıntıları fark eder.
Eksikleri görür.
Düzeltmeye çalışır.
Korur.
Emek verir.
Çünkü dikkat, özen üretir.
Belki de bu yüzden Simone Weil, dikkati insanın sahip olabileceği en saf cömertlik biçimlerinden biri olarak görüyordu:
“Dikkat, cömertliğin en nadir ve en saf biçimidir.”
Bir insana dikkatle bakmak, onu gerçekten duymaya çalışmak, onun varlığını önemsemektir.
Aynı durum yaptığımız işler için de geçerlidir.
Özenli davranışların temelinde çoğu zaman bilgi değil, dikkat vardır.
Çünkü dikkat eksik olduğunda bilgi tek başına yeterli olmaz.
İnsan bazen ne yapılması gerektiğini bilir ama yeterince önemsemediği için ayrıntıları kaçırır.
Dikkat ettiği yerde ise davranışı değişir.
Daha sabırlı olur.
Daha titiz olur.
Daha sorumlu olur.
Marcus Aurelius’un şu sözü benim düşüncelerimi destekliyor.
“Yaşamımız, dikkat ettiğimiz şeylerin toplamıdır.”
Gerçekten de hayatımız büyük ölçüde neye baktığımız, neyi görmezden geldiğimiz ve enerjimizi nereye yönlendirdiğimiz tarafından şekillenir.
Belki de insanın karakteri yalnızca büyük kararlarında değil, dikkatini nereye verdiğinde ortaya çıkar.
Çünkü dikkat, yalnızca zihnin yönü değildir.
Kalbin yönüdür aynı zamanda.
Neyi sevdiğimizi,
neyi önemsediğimizi,
neyi korumak istediğimizi gösterir.
Bu nedenle dikkat yalnızca odaklanma aracı değildir.
Dikkat, değerin görünür hâlidir.
Ve çoğu zaman bir insanın sözlerinden çok, dikkatini nereye verdiği onun hakkında daha fazla şey anlatır.
Epiktetos’un dediği gibi:
“Önem verdiğin şeylere dikkat et; çünkü hayatın onlardan oluşacaktır.”
Belki de bu yüzden insan ilişkilerinde, dostluklarda, aşkta ve hatta iş hayatında en değerli şeylerden biri ilgi görmek değil, özen görmektir.
Çünkü ilgi geçici olabilir.
Merak kaybolabilir.
Fakat özen, insanın bilinçli tercihidir.
Ve özenin olduğu yerde dikkat vardır.
Dikkatin olduğu yerde ise değer verme.
Sonunda insanın kim olduğunu belirleyen şey yalnızca ne düşündüğü değil; neyi takip ettiği, neyi koruduğu ve neye emek verdiğidir.
Çünkü insan çoğu zaman ne söylediğiyle değil, neye dikkat ettiğiyle kim olduğunu gösterir.
Sevgiler,
Fethiye….
Yorumlar