29 Aralık 2008 Pazartesi

Beyoğlu'nda bir gezi, bir Mekan; keyifli zamanlar bunlar...


20 Aralık Cumartesi günü... Gezdikce.com için Beyoğlu'nu keşfe çıktık. Çiğdem, Serhat ve Ben!!!
Atlas Pasajı önü, Serhat en cool haliyle bizi bekliyor. Onun öncesinde biz Çiğdem ile buluşup Atlasa pasajını keşfe çıktık. Çeşit çeşit mağazaların bulunduğu bu pasaj içinde pek çok şey dikaktinizi çekiyor. İkinci el kıyafetleri, takılar, tekstil ürünleri, çeşir çeşit şapkalar. Tabi Çiğdem ve benim en çok dikkatimizi şapkalar çekiyor ve zamanımızı burada keyif alarak öldürüyoruz. Zamanın nasıl geçtiğini de anlamıyoruz. Tacsiye ederim Atlas Pasajı herkesin birşeyler bulacağı, gizemli bir yer...


Serhat ile Atlas Pasajı'nda buluşup başka bir mekanı keşmek için ayrılıyoruz. İstiklal Caddesi'ne adım attığımızdan itibaren etrafın kalabalığına kendimizi bırakıyoruz. Hiç birşey yapmadan kalabalığa karışarak çok güzel vakit harcayabilirsiniz. Tünel'e doğru bir sürü insan gelip geçiyor yanımızdan. Ne onlar bizi tanıyor, ne de biz onları... İşte Beyoğlu'nun bu havası beni büyülüyor.

Kalabalık ama bir o kadar da sadece sana aitmiş hissini yaşatması. Beyoğlu herkese kucağını açmış, bırakmıyor....

Serhat elinde fotoğraf makinası her bir sokağı keşfe hazır, ard arda deklanjore basıyor. Kendisinin mesleği Rehberlik, eğitimini almış ve işini çok iyi yapıyor. İstanbul'a görülmesi gereken pek çok tarihi yeri avucunun içi gibi biliyor. Bugün de bize Beyoğlu'nu ve burada göremediklerimiz anlatacak...


Çiğdem'in başında mor rengi bir şapkası ve inanılmaz bir karizma yaratmış bu şapka kendisinde. Meraklı gözler ile Serhat'ı dinliyor. Çiğdem'in mesleği Dış Ticaret. Ama onu tadığım kadarıyla daha başka işle uğraşmalı gibi geliyor bana. Daha sanat ağırlıklı bir iş olabilir bu.

Ben başım yukarılara doğru bakarak ilerliyorum İstiklal Caddesi'nde... Binaların yan yana ve uzun bir yapıda olması ve aynı zamanda görünümleri ile onları gökyüzüne doğru keşfetmeye çabalıyorum. Bu çok kolay olmuyor benim için, çünkü kalabalık nedeniyle sağdan soldan etrafdaki insanlara çarpıyorum ister istemez. Ben de Bankacıyım. Yeni Bankacı; eski Borsacı...
Bana sorarsanız ben kesinlikle şu bir yıldır başka işlerle uğraşmak isriyorum. Çok fazla planım var bu yönde ve zaman ne gösterir bilinmez...

Beyoğlu'nda bu üç gezgin, o günü en güzel şekilde keşfeder...

Tünel' e doğru yol alarak ara sokakları merak ederek ilerliyorduk. Serhat öncesinde bildiği bir yeri tavsiye etti ve bu gideceğimiz mekanda yemek yemeğe karar verdik. Sonrasında da Pera Müzesi'nde bir sergiye katılacaktık. Odakule'den Pera Oteli'nin hemen karşısında gideceğimiz mekana varmıştım. Burası bir oteldi. The Junction... Biz hemen otelin girişinde bulunan restaurantında otuyoruz. Mekana ilk girip de dikkatinizi çeken duvarlarda bulunan ünlü kişilerin fotoğrafları oluyor. Bu kişiler çektikleri fimlerle özdezleşen film artistleri... Kimler olduğunu yazmayacağım çünkü gidip görmenizi isterim size de süpriz olsun. Kesinlikle çok beğeneceksiniz.

Mekanın genel olarak atmosferi ilgi çekici. Güzel vakit geçirebileceğiniz bir mekan burası. Yemekleri de aynı şekilde lezzetli... Servis çok güzel ve çalışanların ilgisi sizin sonrasında da buraya gitmenize neden olacaktır.


Biz planladığımız gibi Junction'a gitmiş ama sonrasındaki Pera Müzesi'ne maalesef gidemedik. Çünkü sohbet bize zamanın ne kadar çok geçmiş olduğunu fark ettiremedi. Burada bulunduğumuz zaman zarfında nelerden bahsetmedik, nelerden konuşamadık anlamadık...
Pera Müzesi başka bir gün gezmek üzere takvimize yazarak, Junctiondan ayrılıyorduk.

Mekandan çıkmadan önce birkaç fotoğraf çekindik. Sonrasında Odakule'nin ara sokaklarından, İstiklal Caddesi'ne tekrar merhaba dedik. Cumartesi ve gece saatlerine yaklaşması nedeniyle gündüz saatlerine göre biraz daha kalabalıklaşmış ve insan profilleri değişmiş gibiydi caddede. Herkes bu gece eğleneceği mekana doğru yol alıyordu.

İstiklal Caddesi'ni keşfetmek için çok gezi gerçekleştirmek gerekli şüphesiz. Biz bu hafta tembellik yapıp sohbetin de verdiği tat ile tek bir mekanı keşfedebildik. Önümüzdeki günlerde daha yoğun bir gezi programı ile tekrar bu büyülü vazgeçilemeyen yeri anlatmaya çalışacağım....

2 yorum:

citlembik dedi ki...

Valla ne diyeyim güzelim. Aynen öyle oldu... :)

Bora Deniz dedi ki...

Hemen bu mekana gitmekliyim sayın gezdikce.com editörleri... teşekkürler:)

İyki Annem!

Yüz yıl geçse de içim sızlıyor. İlk günkü gibi acım taze... Bundan tam 14 yıl önce bugün annem bize veda etti. Zaman herşeye ilaç deniyor...