15 Temmuz 2010 Perşembe

Tatil



Havada ılık bir rüzgar var. En uzun hafta sonu bu, tarih haziran ayının son demlerini gösteriyor. Bense yetişme teleşında, içim kıpır kıpır. Bir an önce İstanbul ile vedalaşmayı diliyorum....

Ev yolu uzadıkça uzadı. Aklımda tatil için hazırlanması gerekli eşyalar listesi, bir şey unutmamak adına da liste kabarmakda. Sanki dönmeyecekmiş gibi bir ruh halinde hazırlanıyorum.

Düşüncelerim gibi araç tıka basa dolu, neredeyse kafama kadar dolu araç...

Hayırlısı ile yola çıkıyoruz. İşte kaçma isteğim daha araç 100m ilerlemeden kendini haklı çıkartıyor. Yol alabildiğine araç,araç,araç... Trafik kendini bilmez halde bekleyişde.

Şehirden ayrılmamız üç saati bulacak gibi.

Hava karardı biz hala şehirden çıkamadık. Hani ilk kez trafikde bekleyiş keyfili olmakda. Herkes aynı düşüncede ileriki kavşakdan sonra bu trafik açılacak.

Ve nihayet şehirden ayrıldık. Tatil bereketi ile geldi, yağmur başladı, yollar ıslak ıslak ışıldıyor karanlıkda. Araç silecekleri birbiri ile yarışmakda, su damlacıkları göz kırpar gibi araca düşmekde... Tatile yakışacak şekilde müzik çalışıyor en sessiz bir o kadar güçlü ve bir o kadar da okşayıcı ruhu; Müzeyyen Senar/Nostalji....



Gecenin karanlığını tarif etmek mümkün değil, araçda herkes uykuda, herkes sakin, herkes huzurlu bu saaatlerde... Müzik hala çok güçlü hissettiryor hala duygular en en sakin halinde kulakların pası silinmekde... Gün birkaç saat sonra doğacak, gecenin karanlığı, ay ışığı, yağmur dinmek üzere... Yeni bir günde, gün kadar herşey yeni, tatil kendi gibi, sessiz, huzurlu...



Gün doğdu, deniz yağmur sonrası uykuda, sıcacık bir hava hakim. Pamuk kadar yumuşak deniz, herşey bu ve buna benzer durumda...



Tatil başladı...

Tatil en güzel anında...

Tatil sevgili gibi...

Hiç yorum yok:

İyki Annem!

Yüz yıl geçse de içim sızlıyor. İlk günkü gibi acım taze... Bundan tam 14 yıl önce bugün annem bize veda etti. Zaman herşeye ilaç deniyor...