31 Ocak 2011 Pazartesi


Her yıl bir günde/bu günde olsa da; Annem adına birşeyler yazmak hem güzel/tarifsiz hem de etkilenmemeye çalışsam da acı verici...

Annemi kaybedeli sekiz yıl oldu... Bu süreç içerisinde bende neler değişdi/gelişdi aslında bunları önemsiyorum... İçimdeki acı ilk günkü gibi, acılar zaman geçtikçe kayıp olmuş gibi görünse de, birşekilde iz bırakıyor, olaylara bakışında ya da tepkilerinde bu izler çekinmeden kendini gösteriyor...

Bir şeyi/herhangi birşeyi kaybetmekle başlıyor telaş; maddi olanakları başka alternatiflerle yerine koyabiliyorsun ancak manevi olanakları birebir yerine koymak mümkün olmuyor... Ne kadar güçlü olsan da bir şekilde karşına çıkıyor. Benzer olaylar ile tazeleniyor anıların/sevdiklerin... Anıları hatırlamak/yaşamak da olgunlaştıyor düşüncelerini şüphesiz...

Fotoğraf albümleri belki de bu nedenle varlığını sürdürüyor... Zaman zaman cesaretlenip de araladığın albüm sayfalarına bakıp da gördüklerin/yüzleştiklerin/ kendi kendine seslenişlerin hep sana dair izler taşımakda... Şu yaşamda biriktirdiğin ne varsa sana dair, en güzeli de bu biriktirdiklerin sayesinde, başlangıçlarının daha güçlü oluyor olması bana göre..

Hiç yorum yok:

İyki Annem!

Yüz yıl geçse de içim sızlıyor. İlk günkü gibi acım taze... Bundan tam 14 yıl önce bugün annem bize veda etti. Zaman herşeye ilaç deniyor...