4 Aralık 2007 Salı

Aşk Acısı Olgunlaştırır mı?

Yaşanılan aşk acısı, aşkı olgunlaştırır mı?

Aşk acısı sadece kişiyi olgunlaştırabilir, aşkın kendisini değil. Zaten olgunlaştırmamalı da, şu kısa hayatta neyle karşılaşacağımız ya da hayatın bize neler sunacağı konusunda birşey bilmezken; aşka karşı olgun olmamalıyız. Her daim çocuk olmalı. Yeniden başlıyormuş gibi yaşamalıyız aşkı. Zaten yaşanılan aşkın acısını hem de bile bile dibine kadar yaşamıyor muyuz? En acı şarkılar dinlenmiyor mu kör vakitlere kadar? Aşkı yaşadığımız dönemdeki karın ağrılarının daha şiddetlisini ayrılık sonrası yaşamıyor muyuz? Çaresizce... Aşkı yaşadığımız zamanlarda içimizde uçuşan kelebekler de tek tek ölür bu acıyla. Belki aşkın olgunluğu da bu acıyı yaşarken gerçekleşir.
Alınan kararlar hep aynıdır; gardını alırsın hemen ve artık daha dikkatli olmak, kendini düşünmek, tam bir bencil olmak gibi...Öyle bir hal alır ki bu; bir süre herşeyden kaçarır insanı. Gözler yarı açık vaziyette baktırır hayata. Ama bu bir dönemdir. Yaşanması gereken bir dönem. Sonra yine, yeniden, her daim bulur seni aşk. Ne kadar kaçarsan kaç; olmadık bir yerden çıkacaktır karşına. Çıkmalı da! En olmadık anında gelmeli. Hiç tanımamış, tanışmamışsın gibi...
Aşk olgunlaşmaz, aşk akıllanmaz, aşk da bencillik yoktur. Adının aşk olduğu herşey kifayetsiz bırakır seni. Ezberlerini sil baştan alırsın; bu yüzden olgunluk yoktur aşkta.
Aşk her daim çocuk olmalıdır...

Hiç yorum yok:

İyki Annem!

Yüz yıl geçse de içim sızlıyor. İlk günkü gibi acım taze... Bundan tam 14 yıl önce bugün annem bize veda etti. Zaman herşeye ilaç deniyor...