12 Haziran 2008 Perşembe




Belki olgunlukla ilgili, belki de yaşama karşı duruşla. İçinde bulunduğum hal ya da durumu değişime tercih ediyorum. Bu korkaklık olarak algınabilir ama bence değil. Belki de en cesaretli anlarımı yaşıyorum ama cesaret de hissetmekten ibaret değil mi? Algılamak ve yorumlamak.

Biraz öncesine dönüyorum; en son ne zaman cesaretli davranıp bu duyguyu hissetmiş olabileceğim aklıma geliyor...

Konuşma gereği bile duyulmadan giden. Adını koyamadığım bir hal içinde sorgularım baya bir derinlere gidiyor...

Bazen bir şeyleri yaşamadan neler olacağını tahmin edersin. Ama bunu bile bile yine de gidersin. Bu tercihin ile artık pek çok şey geride kalır, bu da seni sızlandırır. Çok dürüst olduğumu düşünürüm, bu belki aptallık noktasında yorumlanabilir ama en doğru tercih artık bu noktadan sonra bir daha görüşmemek olur. Çünkü bu sayede geriye dönmenin acısı ortadan kalkar. Duruş.

Ve her zaman karşılaşma ihtimaline karşılık, nasıl birşey bilmiyorum ama sanırım doğanın gücü sayesinde iki yabancı insan olarak aynı şehirde yaşamayı da öğrenebiliyorsun...

İyki Annem!

Yüz yıl geçse de içim sızlıyor. İlk günkü gibi acım taze... Bundan tam 14 yıl önce bugün annem bize veda etti. Zaman herşeye ilaç deniyor...