28 Haziran 2009 Pazar

Sabır İnsanı Olmak!


İki yakanın bir araya gelememe durumu...
Yaşam boyu iki yaka bir araya gelmez... Eskiler ne güzel söylemiş, ne güzel özetlemiş...

Tam huzura erip de, herşey yoluna girdi dediğin anda; pat!!! Bir aksilik çıkıverir... Hoooppp!!! Tekrar bir mücadele içerisinde, ayakta kalmak için çabalarsın.
Bir de manevi yönde iki yaka bir araya gelmez, gerçi böyle bir deyim yok ama manevi açıdan durumu ele alırsak eğer, bana göre bu daha zordur. Çünkü maneviyat, irade ister, sabır ister, sorumluluk ister, sevgi ister, en önemlisi emek ister.
Bu konu ile ilgili çok kısa bir anımdan bahsedeceğim. Yaşamım boyunca şanslı bir insan oldum; maşallah diyelim! Tahmin edemeyeceğim, şaşkınlık yaratan tesadüflerle karşılaştım. Çok alakasız kişilerle tanıştım. Dostluklar paylaştım, sayıca fazla olmasa da aşık da oldum :)

Şanslı bir insan olarak, şanslı ama bu şansımın devam etmesi gibi bir şansım olamadı maalesef... Açıkçası, güzellikler çabuk biter misali, bunların hepsi kısa sürdü. Tabi yaşam yine devam ediyor. Yine planlarım var. Ve bu süreçte dur duraksız ilerliyorum. Ancak bazen durup da düşünmüyor değilim? Bu kadar yaşanmışlığa karşılık sabrın sonu selamet lafını tekrarlamak, isyan bayrağını göğe doğru hafif kaldırarak "Allahım bana bu güzellikleri veriyorsun da, neden kısa sürüyor" deme gibi duruma düşmemek için yine sabır gösteriyorum. ( açıkçası bazen bu durumu kısık sesle mırıldandığım oluyor itiraf ediyorum:)).

Bu anlattıklarımdam yola çıkarak bir sohbet ortamında fikirlerine ve kendsine çok değer verdiğim bir arkadaşımla dertleşmiştim.

Hayatımın çok güzel süprizlerle devam ettiğini, ancak bunların nedensizce çok kısa sürdüğünü, buna isyan da etmek istemediğimi, hani bu kadar kısa sürecekse hiç gerçekleşmemesinin daha iyi olacağını, ki bunların sonucunda benim de kafam rahat etsin. Hani olmayacaksa tüm bunları neden yaşmış olacağım gibi...!

Bu noktada arkadaşım bana sadece şunu söyledi; sen sabır insanı olarak seçilmişsin! Bu açıklama ile ilgili bir parantez açmak istiyorum; bunu söyleşmiş olması tamamen kişinin manevi inançları doğrultusunda, sadece kişiyi ilgilendirecek, tartışmaya açık olduğu kadar da, eleştirilmemesi gerekli bir inanç olduğunu da belirtmek istiyorum.

Şüphesiz hepimizin inançları ve hedefleri, inandığı şeyler vardır. Yoksa yaşam bize doyumsuzluk olarak geri döner ve mutsuzluklar silsilesi yaşayıp, etrafımızı da mutsuz eder, bir süre sonra da yanlızlığa iteriz kendimizi. Çünkü inanç ve paylaşım olmadığı sürece yaşadığımız bu hayatta ayakta kalmak mümkün olmaz.

Sabır insnaı olmak ve şükür insanı olmak...
Sabır insanı yaşamı boyunca sabrı ile sınanan, sabrı ile yaşamını devam ettiren...
Şükür insanı, yaşadıkları doğrultusunda, kendisine verilen fırsatlar ve şansının her zaman farkına varıp, bunlar için şükretmesini bilen insan.

Arkadaşıma göre sabır insanı olmam, sürekli sınandığım bu açıdan da mutluluklarımın kısa sürdüğünden.

Benim de kendimce inançlarım var ve evrenin varlığına, çevremizin sürekli bir yenilik ve değişim içerisinde olduğuna, bunun için de bir gücün olduğuna inanmaktayım.

Benim de manevi yönden iki yakam maalesef bir araya gelmemekte. Sabır insanı örneği olmak hoşuma gitti aslında. Mutluluklarımı, enerjimi, hoşgörümü devam ettirmek adına olumsuz düşünmeyip birgün şansın daha uzun kalmak üzere geleceğini biliyorum...
Sabır insanı Fethiye...

Hiç yorum yok:

İyki Annem!

Yüz yıl geçse de içim sızlıyor. İlk günkü gibi acım taze... Bundan tam 14 yıl önce bugün annem bize veda etti. Zaman herşeye ilaç deniyor...