25 Kasım 2007 Pazar

Dostluk Sıcak Bir Kahve Gibidir.

Soğuk kış günlerinde olmadık zamanlarda uzun süre dışarıda kalmışsan, en çok istenilen şey sıcak bir kahvedir. Hele ki o soğuk uzun süre içine işlemiş, burnun da kırmızı renk almışsa... O an istediğin tek şey; kapalı, güvenli ve sıcak bir ortamdır. Bu bir ev olabilir, bir cafe olabilir ya da başka bir yer... O soğuktan kaçış sonrasında buluştuğun sıcak ortam herşeyi alıp götürür. Bir de şansın varsa güsel bir kahve gelir, hemen ellerinin arasına alırsın... Bir an ellerin ısınır. Sonra kahveden aldığın ilk yudum ısıtır içini ve kendini sadece bir kahve ile güvende hissedersin... Sadece bir kahve...

Ben dostluğu o soğuktan kaçışta sığındığımız kahveye benzetirim. Herkes bu duyguyu bildiği için dostluğu en güzel bu keyifin verdiği mutluluk anlatır.

En büyük sıkıntılarda ilk sığındığımız hep dostlarımızdır şüphesiz. Mutlu olduğumuz zamanlarda zaten herşey yolundadır ve amaç bellidir. Ama acı anlarımız başkadır. Ortam başkadır, anlatmak, güvenmek, sabır ister. Onu taşımak fedakarlık ister. Dostlar sadece dinler ve tek bir söz ile güven sarar etrafı. Aynen kahveyi avuçlarımıza alıp da ilk yudumda yaşattığı sıcaklık gibi...

Hiç yorum yok:

İyki Annem!

Yüz yıl geçse de içim sızlıyor. İlk günkü gibi acım taze... Bundan tam 14 yıl önce bugün annem bize veda etti. Zaman herşeye ilaç deniyor...