15 Kasım 2007 Perşembe

En Doğal Özgürlük



Hepimizin çocukluğunda piskopatça sokakta oyun oynadığı dönemleri olmuştur. Benim çocukluk dönemim Çanakkale’de geçtiği için pek çoğumuza göre daha özgür yaşadım. Neredeyse tüm gün sokakta oyun oynamak ile geçerdi. Bana uyum sağlayan birkaç arkadaşım ile birlikte o yaz sıcaklarında deli gibi gezerdim. Hatırlarım iftar topunun aksam dokuzda duyuldugu gunlerde bile....Günler çok uzun olduğu için oyunlar oyna, bisiklet ile dolaş, denizde yüz, dağ tepe dolaş akşam olmaz... Zaten evden çıkarken de annem şöyle söyler “akşam ezanı okunmadan evde olucan”. Bilir annen bütün gün eve uğramayacağını ama eve gelme zamanını da o dönemde akşam ezanı olarak sana öğretir. Çocuk kısmı zaman kavramını henüz hayatına yerleştiremediği için ancak böyle bir yöntem uygular annecikler, can canlar:-)
Eğer dışarıda arkadaş bulamazsan, artık nerelerdeyseler... Benim arkadaşlarım genelde şehir merkezine giderlerdi böyle kayıp oldukları zamanlar. Geldiklerinde de ballandıra ballandıra anlatırlardı. O dönemlerde istediğin an şehir merkezine inmek mümkün olmazdı. En azından yanımızda büyüklerimiz olmadan tek başımıza şu dönemlerde olduğu gibi Beyoğlu’na gider gibi çıkamazdık dışarı:-)
Neyse arkadaş anlatırda da anlatır, şöyledir böyledir. Anlatan arkadaşa o gün için gıcık olurdum. Ben de aynen şöyle derdim “ay ne var orada ki? Biz de gidicez bu hafta hem"...
O gün öyle tek başına takılırsın. Hele ki o dönem yaz dönemi, güneşin en tepede olduğu , asfalt sıcak ve tozlu... Artık bütün sokakları tavaf edersin ordan oraya. Bir de annenin arkadaşları görür seni öyle dolaşırken. Sorarlar “bu sıcakda ne işin var tek başına, güneş geçecek” diye söylenirler. Ama sen dinlemezsin, “eve gidiyorum” dersin ama gitmezsin. İlle de dışarıda olucan. Belki bir arkadaşımı görürüm deyip dolaşırsın. Ki o ara cep telefonu da yok, arayıp sorasın arkadaşını haber almak için. İstediğin tek şey oyun oynamaktır.
Peki şuan böyle bir lüksümüz var mı? Güzel bir soru; oyun oynamak! Peki ne zaman istediğimiz an oyun oynabiliyoruz? Kim canı istediğinde piskopatça eve gitmek istemediği için tek başına yollarda dolaşabiliyor? Mecburiyetin ve yetişkinlik karizmasının içine hapsolmuşuz, böyle yaşamaya devam ediyoruz.
Ben tekrar bisikletimi alıp deli gibi sokaklarda gezmek istiyorum. Tekrar mahalleme inmek istiyorum. Bu dolaştığım mahallede bir arkadaşımı görüp, sırf canım sıkıldığından dolayı, onunla dünyanın en güzel oyunlarını oynamak istiyorum.
-Aaa!!!, Nilgün naber? Napıyorsun böyle tek başına?
-Hiççç.. Hadi gel şu ileride bir bahçe var orada harika killi toprak var oradan toprak alıp biraz şekiller yapalım mı?
-Hadi!!! ( oley be )

Ayağım toprağa bassın istiyorum. Annem akşam ezanı okunurken beni arasın, bulsun, sonra tadına doyamadığım oyunu yarıda bırakıp eve götürsün istiyorum.

Hiç yorum yok:

İyki Annem!

Yüz yıl geçse de içim sızlıyor. İlk günkü gibi acım taze... Bundan tam 14 yıl önce bugün annem bize veda etti. Zaman herşeye ilaç deniyor...