Orman değiliz artık milli parkız!














Tekrar!
İstesek de istemesek de beraberiz yavrum.


-İsterim!
Başından başlayabilirim de sonsuz gözyaşlarım.

-Ortak düşünce;
Orman değiliz artık milli parkız....

Tekrar istemek; ancak orman değiliz artık milli parkız.

Tam da; beni artık kimseler aramasın diyordum son zamanlarda.

Yaşamın bize getirdikleri, bizden götürdükleri, bizim yaşamdan çaldıklarımız. Çaldığımızı sandığımız şeyler... Çalmak hırsızlık adına söylenmiş bir kelime değil. Benim için çalmanın anlamı; sabırsızlık! Zamandan çalmak, hemen herşey olsun istemek ve işin büyüsünü kaçırmak gibi...

Dünya bu kadar küçük demek... O kadar büyük bir dünyada iki insanın karşılaşma ihtimaline karşılık yine de yaşamayı başarabilmesi doğal. Peki sonra istesek de istemesek de nasıl karşılaşırsın? Üzerinde düşünmek, yorumlamak bile yaşamdan birşeyleri çalmaya başlamak demek bu saatten sonra!

Tesadüf diye birşey var ise ben bunu artık anlamlandıramıyorum. Tüm yaşamım bunun üzerine kurulmuşken! ben gerçek anlamda şaşırabilmek adına bir kere olsun tesadüf yaşamadım aslında. Artık yaşamdan birşeyler çalmıyorum, olayları akışına bıraktım. Hayatta ne olursa olsun herşey aynı şekilde yaşanıyor, onları şekillendirip, yorumlayan sonra değerler yükleyen bizleriz. Üzerimize aldığımız görevler, bize göre giydirilmiş elbiseler. Gelecek planları vs.
Sonra bir bakıyrosun yaşamdan çaldıkların, başkalarının rollerinde sana sunuluyor, fark etmek de demiyeceğim ama fark ettiğinde de özlüyorsun, özlediğinde de tekrar ediyorsun. İstiyorsun. Çünkü insanoğlu bu ne istediğini bilmez...
Yaptıkların sadece senle ilgili, ikinci bir kişi değil bundan sorumlu olan...
O yüzden orman değiliz artık milli parkız...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Prensip sahibi olabilmek

Güz Mevsimi

Milli mücadelelere şahsî hırs değil, milli ideal, milli onur sebep olmuştur.