25 Ekim 2009 Pazar

la vie en rose- édith piaf

Sanatçı olmak nasıl birşeydir? Bu sıfata nasıl sahip olunur?
Sanat; bir değer yaratıldığında onu kültüre dönüştüren yetenektir bana göre. Bir şeyleri beğenilme durumunda değerli kılmak. Göze, kulağa, hislere beğendirmek. Bünye bunu kabul ediyorsa, seçicilik varsa ve tek ise mantık devreden çıkıyor bana göre. Yapılan şey bir üst seviyede taşınır duruma geliyor.

İşte sanat böyle birşey, seni çeken ve etkileyen şeyin peşinde koşuyor olman. Onu özel kılan ve değerli yapan da bu. Diğer etkenler önemsiz.

La Vie en Rose" şarkısıdan bahsetmek istiyorum biraz. Fransızcam yok, ancak internet sağolsun ki, Türkçe çevirisi sayesinde şarkının hissettirdiği değer daha bir anlam kazanıyor. Bir sonbahar sabahında Paris sokaklarında yürümek hissini yaşatıyor her dinletide...

Şarkıyı en iyi seslendiren kişi de bana göre, "édith piaf" sesindeki hüzün, karakteristik yorumu şarkının anlamını fazlasıyla hissetiyor dinlerken.

Bu şarkıyı seviyordum ancak şimdilerde daha bir dinler oldum. Keyifli dinletiler...

1 yorum:

citlembik dedi ki...

Şarkıyı dinledim. Bende biliyorum ki pek çok farklı kişi kendince yorumlayarak bu şarkıyı bizlere sunmuştur. Sana sonuna kadar katılıyorum ki en güzel hisleri bize hissettiren Edith Piaf olmuştur. "Sanat sanat içindir" felsefesi bu yazın için içimden gelen iletmek istediğim düşünce biçimidir.

İyki Annem!

Yüz yıl geçse de içim sızlıyor. İlk günkü gibi acım taze... Bundan tam 14 yıl önce bugün annem bize veda etti. Zaman herşeye ilaç deniyor...