1 Mart 2008 Cumartesi

Nasıl Yani?

Hafta içi televizyonda güzel bir program izlemek imkansız! Neden
mi; tüm kanalların hepsinde hemen hemen hep aynı programlar mevcut. Bu programların hepsi de reyting kaygısıyla çıtasını yükseltmek için yapılıyor. Asıl amaçlarının öğretmek ve eğlence olması gerekirken, sahip olduğumuz değerleri bu amaç uğruna en aşağılara çekiyor. Bir örnek; bu programlardan birine ister istemez yakalandım maalesef. Maalesef diyorum çünkü sonuna kadar da izledim. Merakıma yenik düştüm. Ama duygusal merakıma, insani merakıma, nereye gidiyoruz, bunlar kim merakıma yenik düştüm. Ekranda iki bayan umarsızca kavga ediyorlar. Üstelik biri hamile. İzledikçe de daha bir karmaşa içine sürüklüyor. Aslında bunların program içine yerleştirilmiş bir şaka olmasını çok isterdim. O zaman daha bir anlaşılır ve üzerinde durulmayacak bir hal olabilirdi bu. Ama değil! Bu iki bayan aynı erkeği sevdiğini söylüyor. Ama bu zat-i muhterem ikisini de terk etmiş. Çünkü adam evli ve eşinden boşanmak istemiyormuş. En ilginci bu bayanlardan birinin de evli olması ve eşinin de yayında olması. Çok düşündürücü... Sonra programa bir telefon bağlantısı yapılıyor. Telefondaki bayan bu paylaşılamayan erkeğin nikahlı karısı. Aynen şunları sölüyor; nikahı bende ve ölene kadar böyle olacak!!!
Nasıl Yani???

Hiç yorum yok:

İyki Annem!

Yüz yıl geçse de içim sızlıyor. İlk günkü gibi acım taze... Bundan tam 14 yıl önce bugün annem bize veda etti. Zaman herşeye ilaç deniyor...