Yıllar böyle güzel geçsin.

Geçen yılları sayamıyorum. Yıl 1986, yirmi iki yıl geçmiş, bu belirtmeyi özellikle rakamsal olarak yazmadım. Hatırlıyorum ön altda iki dişim yoktu, yani süt dişlerim yeni dökülmeye başlamıştı ve ilk olarak alt dişlerim döküldü. Ben de ilkokul ikinci sınıftayım. Okul değişikliği yapmıştım. İstanbul’dan Çanakkale’ye yerleşmişsiz. Okulun ilk günü, bulunduğumuz yer İstanbul’dan çok farklı, daha düz ve kendi halinde. Okulda yeni olduğum için biraz dikkat çekiyorum ister istemez. İlk arkadaşım Sezer, O da bir yıl önce benim gibi bir göç gerçekleştirmiş. Seviyorum onu, hala hatırlarım onun okul numarası 95, benim ki ise 99 idi. Sezerciğim; bu ayrıntı seni korkutmasın ben sınav notlarım bile hala hatırlıyorum. Biraz zorlarsam seninkiler de hafızamda belirir.

Sınıfa ilk girişim. Ön sırada Ayşegül oturuyor, sapsarı saçları var, ve hatırlıyorum kirpiklerinin rengi de sarı idi. Hemen çaprazda Nilgün oturuyor. O zamanlar bu dört kişinin çok samimi arkadaşlığı yoktu. Ama severdik birbirimizi. Yıllar geçti ve ortaokul yıllarını da birlikte geçirdik. Lise yıllarında hepimiz farklı okullarda devam ettik eğitimimize. Sonra uzun bir dönem daha geçti ve bu hafta sonu tekrar bir araya geldik.

Hatırlıyorum bir fotoğrafımız var, okul yıllarında Bursa gezisi düzenlemişti. Toplu halde bir fotoğraf çektirmiştik. Saklıyorum onu, aynı kareden şuan da bir fotoğraf... Gerçi Nilgün bize bu görüşmede katılamadı ama daha ne görüşmeler olucak... Bu çocukluk fotoğrafını bu hale getirmek pek kolay olmadı benim için. Yoğun çalışmlar sonucunda hepimizi aynı kareye ancak bu şekilde yerleştirebildim, sanırım ben sanatla uğraşmalıydım...
Hepimiz farklı meslekler seçmişiz. O yıllarda tahmin edemezdim Sezer’in, Ayşegül’ün ya da Nilgün’nün şu anki mesleklerini. Başka şeyler olabilirdi gibi geliyor. Benim için de geçerli bu.
Konuşulan şeyler hep eskiler şüphesiz. Eskiden güldüğümüz şeylere daha bir katılarak gülüyoruz. Neler neler...

Nilgün; üç kuruş için kaç mahalle koşturmuştum seni. Sırf o parayı sana vermek için... Ah be Nilgün(!) keşke o parayı alsaydın benden. Borsada yatırım yapardın. Ve şimdi zengin olurdun (olurduk) belki de:-)

Sezer; hatırlıyorum okuldan ayrılmam nedeniyle arkadaşlardan para toplamıştın. O para toplama olayı sizi hatırlamam adına hediye almak içindi. (Galiba o parayı yemiştik biz :-)))

Ayşegül; sarışın arkadaşım, yıllar sonra senle buluştuk ve adaya gitmiştik. Ama nasıl hatırlamazsın ki o buluşmamızda Nilgün'de vardı:-)

Hep hatırladığımız güzel anılarımız olsun, varsın bir yirmi iki yıl daha geçsin su gibi...

Yorumlar

Aysegul dedi ki…
Canım o kadar güzel yazmışsın ki..Beni alıp yıllar öncesine götürdün..Bu yazdıkların olmasa çoğu şeyi hatırlamayacaktım.Aslında ben senin okula gelişinide hatırlamıyorum:)Ama sınıfta vardın bak onu hatırlıyorum:)Benim okul numaram 94 mü 96 mı onuda hatırlar mısın acaba?:)

Bu arada ben hep önde oturuyordum:)Önde oturmanın yararları sınıfa yeni gelen öğrenci mutlaka önde olanı hatırlar demek ki:)(Boyum kısa diye önde oturtuyorlardı beni çaktırmayın:))Kirpiklerimde hala sarı:)O zamanlar samimi değildik ama hepimiz birbirimizi severdik gerçekten ..

Bursa'da çekilen bu fotoğraf kim çekti bilmiyorum ama bizim için ne kadar güzel bir anı olmuş bugunlere taşımışız.Fotoğrafı bu hale getirmek için verdiğin uğraşlar içinde teşekkürler..Benim mesleğimi tabi sunucu olarak düşünüyordunuz değil mi:)Her etkinlikte sunucu olurdum, haliyle sunucu olacağım sandınız ama yanılttım sizi:)Aslında bende çok severdim ama neden olmadım ki?:)

İnsan nedense o yaşlarda büyük olmayı istiyor şimdiyse o yaşlarda olmayı isterdim.İçinde olduğumuz yaşı yaşayamıyor ya geleceğe ya geçmişe özlem duyuyoruz sanırım.Ne mutlu ki bize yıllar sonrada olsa eski günleri anıp o günlere gülebildik beraberce..Çıkarlar üzerine olmayan arkadaşlıklardı bizimkiler..Ne kadarda güzeldi..Gerçekten arkadaştık hiçbir beklentimiz yoktu birbirimizden..

Ben biliyorum ki yıllar geçsede biz o zamanlardaki karakterlerimizin hepsini bu zamana taşıdık.Yıllar bizi değiştiremedi..Ne kadar hayat insanı acımasız yapmaya çalışsada bizleri,hep içimizde o eski samimiyetimizi o saflığımızı yitirmedik..Yıllar sonra bir araya gelmemize rağmen sanki hiç ayrılmamışız gibiydi buluşmamız.

Nilgün gerçekten adaya gelmiş miydi:)Yeniden gidelim belki aynı yerde olayı canlandırırsak hatırlarım:)O zaman fotoğraf makinamız yokmuş bizim :( Olsaydı da bir anı kalsaydı değil mi?Hemen adaya gidip fotograf çektirmeliyiz:)Özellikle sarışın arkadaşım demişsin ,sarışın bu unutur mu demek istedin acaba:)

Bu arada bende para verdim mi acaba sen okuldan ayrılıyorsun diye?Bensiz yediniz paraları demek ki!Bende payımı istiyorum şimdi:))Bir iyilik düşünürsünüz artık:)

Her günümüz güzellikler ve mutluluklarla dolu olsun..
Sevgilerimle..
Fethiye Erkaş dedi ki…
canım benim, hakkıyla yorum yazmışsın, yüreğine sağlık.
o çocukluk gezi fotoğrafını kimin çektiğini ben hatırlıyorum:-) ne yapayım hatırlıyorum işte(!).Hani bizim ilkokul hocamız Ayşe Hanım vardı? bildinn dime:-) onun eşi vardı, o da öğretmendi? bildin? bildin sayıyorum, işte fotoğrafı o bey çekmişti. Babamın arkadaşıydı kendisi, o yüzden bu fotoğraf bende. Yani sen tanısan ya da babanla arkadaş olsalar sizde olurdu. nasıl ki sizde teknede olan fotoğraflarımız var, onlar gibi. Ortaokulda gülden hanım bizi geziye götürmüştü ya? hani Gülden hanım da annenin arkadaşıydı ya, o açıdan belirttim bunu:-)
valla para olayını sezer'e sor istersen, çünkü harcarken öğrendim ben de, merak etme demişti galiba? hatta panayırda yedik biz o paraları, balerin kız vardı böyle hatırlıyorum, ona binmiştik:-)

yani bilmiyorum bu para olayını yanlış da hatırlıuor olabilirim...

Ayşegülüm kim dersi, o güzelim yerden ayrıl, sonra istanbul'da tekrar bir araya gel:-) harika birşey bu... o yüzden yıllar geçsin... güzel olan bu sanırım... emek ve paylaşım; gerçek...

sevgiler...
Aysegul dedi ki…
Üzgünüm ama sölemeden yapamadım:)O fotonun aynısı bende de var:)Bir de tüm geziye gidenlerle çekilen fotoğrafımda var:)
Birde Gülden değil Gülderen Hanımdı :)
Hafızamı zorlama benim :))Bende senin ortaokul fotoğrafın bile var diye hatırlıyorum.Gittiğimde bi dökeyim fotoğrafları bakalım neler çıkacak:)

Benim hayalimdi ordan kalkıp buraya gelmek vardı aslında ama sizinde burda olacağınızı hayal etmemiştim:)İyiki gelmişiz yoksa birbirimizi nerden bulurduk:)
Fethiye Erkaş dedi ki…
canım benim demek babanın da arkadaşıymış ama senin haberin yok:-)
ben de biliyorum gülderen olduğunu samimiyetten işte kısaca gülden diyorum, okuldayken de kendi aramızda ben gülden, hatta güldencim hocam derdim:-)
yani arkadaşlar ilk ben geldim, sonra hemen siz de geldiniz, böyle de hayal olmaz ki ayşegül, alsaydın eline dünya haritasını öle hayal kursaydın bari:-)
emin ol çanakkale'den birilerini bulurdun gibime geliyor...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Prensip sahibi olabilmek

Güz Mevsimi

Milli mücadelelere şahsî hırs değil, milli ideal, milli onur sebep olmuştur.