Şaka gibi...


Bu olayı yazmamış olmak yazık olurdu herhalde. ( ben hala gülüyorum)

Çok yakın bir arkadaşım Anadolu Yakası'nda yaşıyor. İşi Avrupa yakasında (Levent). Hergün işe gidip gelmesi için boğaz köprüsünü kullanması gerekiyor. Bu köprü geçişini hergün yaşamayan biri bile nasıl bir çile olduğunu bilir.
Sevgili arkadaşım 1 Mayıs nedeniyle pek çok yolun trafiğe kaptılma ihtimaline karşılık o gün özellikle köprü trafiğine girmemek adına, bir de işine geç kalmamak için Avrupa yakasında bir yakınında kalmaya karar verir. Bu çözüm onun için çok isabetli bir karardır ve mutludur. Çünkü ertesi sabah trafik nedeniyle pek çok kişi için zor bir gün olacaktır. Bu anlamda kendini köprü trafiğine girmemek adına şartlandırmıştır. Müthiş birşey(!).

Sabah kalkılır, hem de normalinden çok daha erken. Bugün işe ilk giden kişi olma çabası daha bir mutlu eder kendini şüphesiz.
Herşey buraya kadar gayet yolunda devam eder. İşe gitmek için yola çıkılır ve saate bakılır; oh oh pek güzel saat daha çok erken....
Levent’e yaklaşılır, Levent’e giriş tabelası görülür, ama sanki Levent'e gidilmeyecek gibi, giriş yapılmaz ve nasıl bir dalgınlık halidir bu..... (!) (!) arkadaşım kendini bir anda Anadolu yakasına geçmek için köprü girişinde bulur(!) ihiihi...

Film şeridi misali herşey gözünün önünden geçer.... Ve Bilinç altına yerleştirdiği işe erken gitme arzusu ve köprüyü geçmeyi istememe duygusu ile dörtlüleri yakar ve araç durur.
Köprüyü geçme mesafesi sanırım 30-50 metre civarıdır. Mümkün değil karşıya geçmeyecek. Hiç bir güç beni karşıya geçiremez dialogları ile, Trafik polisi arınır. Durum izah edilir. Ama işe yaramaz.
“ lütfen yardım edin, köprüyü geçmek istemiyorum” ve durumu anlatan pek çok cümle daha kurulur...
Polis;
“ mümkün değil hanımefendi köprüyü geçeceksiniz, sonra da en kısa yoldan avrupa yakasına geçiş yapın lütfen”
araba çalıştırılır, köprü geçilir. Hiç birşey değişmemiş gibi, her sabah yaşanılan hal tekrar yaşanır....
Şaka gibi...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Prensip sahibi olabilmek

Güz Mevsimi

Milli mücadelelere şahsî hırs değil, milli ideal, milli onur sebep olmuştur.