iyiki...

Ne diyebilirim ki,
Çok teşekkürler...

Hatırlarım çocukluk dönemindeki doğum günü kutlamalarını, o gün içinde pek çok kez kutlama yapılırdı. Sabah annem kutlardı en güzel kahvaltı sofrası ile, sonra yan komşu arkadaşlarım, sonra okulda devam ederdi en güzel doğum günü kutlamalarım. Günler öncesinden de arkadaşlarım için parti hazırlıkları yapar, eve tüm arkadaşlarımı toplardım. Çok severdim bu doğum günü partilerini.... Hatırlarım bir defasında yılda iki kez kutlamışlığım bile olmuştur.( ama bir defa oldu bu)

Geçmiş, şimdiki zaman ve gelecek planları. Yaşanmışlıklardır bizleri bir yere taşıyan.
Bu yıl ne olduysa "parti delisi ben" biraz kaçtım yapılacak doğum günü kutlamalarından. Ne tesadüf ki kaçmak için çok önemli bir sebebim de vardı; ertesi günü bir türlü geçemediğim spk sınavım var(!) ( tek ders vergi)


Ama istesen de kaçamıyorsun, sevdilerin, dostların var oldukça, ne mutlu ki olmuyor bu. Sabahın ilk ışıklarıyla dostlarım tarafından ilk kutlayan olma güzelliği ile başlıyorum 23 mayıs gününe...
Sonrasında mesajlar gelmeye başlıyor. Mesaj bir; banka kutlaması, ikinci mesaj; banka kutlaması, üçüncü ve diğer mesajlar; banka kutlamaları... Fakir biri olsam da bankaların bu düşünceli davranışları ile ne kadar kurumsal bir yapı olduklarını kanıtlıyorlar:-))

Sonra aile büyüklerinden sevgi ve övgü dolu mesajlar, tabi sonrasında nasihatler...

İşin aslı bu güne dair düşündüğüm şey kutlamalardan kaçmaktı. Ama hatırlanmanın güzelliği işte burada başlıyor... her şey... Çocukluğumdaki doğum günlerini özlüyorum ama yaşama dair hatırlanan herşey bugünü de beraberinde yaşatıyor. Ve fark ediyorsun ki bundan sonraki yaşanacaklar da bugünü dahil edecek. En özeli şüphesiz, "iyiki varsın" hissini yaşıyor olmak.

Günün sonunda bu kadar kutlama yeter "gari" diyerek eve geliyorum. Ama beklediğim özel bir kaç kutlama daha var. Bu anlamda gözüm telefona bakarken, kapıdaki ses ile süpriz doğum günü kutlaması; işte kutlama ...( sessiz olun arkadaşlar...)
İyi doğumuşum ben(!) onsekizinci yaşımı kutlamak pek şahane...ihihihihi...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Prensip sahibi olabilmek

Güz Mevsimi

Milli mücadelelere şahsî hırs değil, milli ideal, milli onur sebep olmuştur.