Benimki gezgince bir heyecan!




Uzun süre oldu yazmayalı, ama tembellik değil benimki, o kadar yoğun bir program üzerinde çalışıyoruz ki, Gezdikce.com bu anlamda en geçerli nedenim oldu...

Bu sayede daha çok okur oldum. Yapılacak gezileri organize etmek, bu anlamda tarih okumamı zorunlu kılıyor. Aslında bu benim için bir gereklilik de değil, bi lakis en büyük zevk!.

İlk gezimizi Gelibolu Yarımadası ve Çanakkale’ye gerçekleştirdik. Bizle aynı ruha sahip 15 gezgin üyemiz ile Çanakkale bizi büyüledi.

İnsan hayatında heyecan hiç tükenmesin düşüncesindeyim. Sabah gözlerini açtığında eğer içinde merak ve heyecan duygusunu taşımıyorsan, o gün ancak zamanı doldurmak adına varlığını devam ettirebilirsin! Devam eden bugün içerisinde de hiç birşey sana heyecan vermez hal alır. Rutin olmayan ama rutin olduğunu sandığın heyecanlar kaçıp gider avuçlarından. Aslında yaşamın ta kendisidir sana heyecanı yaşatacak olan şey. İşte bu yüzden de fark edemediklerini kendin bulmasın ki, mesafelerin yakınlaşsın sana doğru...



Bu söylemler biliyorum ki hiç birimize yabancı değil. Çoğu zaman karşımıza farklı örnekler ile çıkıyor. Benim de bildiğim ve çoğu zaman uygulayamadığım sözlerdir bunlar hep...

Ama hafta sonu Tv izlemeye yeltenirken, bir nevi kanal kanal dolaşırken, gözlerim biranda fal taşı gibi açılıverdi... Hatırladınız ise İş Bankası’nın uçuş kartı reklamından bahsediyorum. İçimi en çok acıtan ve tokat gibi düşüncelerime çarpan şey de; gün boyu varlığımızı devam ettirmeye çabaladığımız iş ile ev arası mesafenin aslında fark edemediğimiz ufacık bir çizgiden ibaret olmasıydı.. Ben de nerdeyse bu aralar işime yakın bir eve taşınmayı planlıyordum, şaka bir yana pek çoğumuzun hayatı da bu düzlem üzerinde devam etmiyor mu? Belki de hayatımızın merkezi saydığımız işmiz bizi pek çok şeyden soyutluyor da haberimiz yok! Herşeyi ama herşeyi rutin varlıklar listemize dahil ediyoruz...


Heyecanın ne kadar önemli olduğu da burada başlıyor benim için, heyecansızlık duygusu ile bu saydığım şeylerin bizi kilit altına hapsetmesine, sonra korkak birer birey haline gelip, risk almaktan korkuyoruz.


İşte bu yüzden bir anda gezdikce grubunu oluşturma fikri çıktı Çiğdem Bilgiç Ersoy ile.... Bu fikirden sonra normal bir günün sonunda işten eve gitmek bana heyecan verir hale geldi, çünkü yapılacak o kadar çok iş var ki... Eminim sizin de hayata dair yapmak istediğiniz çok planınız vardır.



İşte Çanakkale gezisinde de bunu fazlasıyla yaşadım ben.

Bu gezi ile bağlantılı bahsetmek istediğim bir kişi var; Esra Doğruyol! Kendisi ile tanışmam iş sayesinde olmuştu. Çalıştığım kurumda bir nevi benim müşterimdir. Esra’ya gezdikce grubundan ve gezilerimizden bahsettiğimde aynı heyecan ile "ben de varım" demişti! Ve gezi günü geldiğinde söz verdiği gibi bize katıldı. Teşekkürler Esra Doğruyol!

Sayısız kere Çanakkale’ye gitmişimdir ve Tarihimizi gezme fırsatını yakalamışımdır. Yine de 28 Mart Cumartesi sabahı gezi için uyanmak ve sanki ilk kez buraları gezecekmişim hissini yaşamak yaşamda heyecanın önemini bir kez fark ettirdi.
Bahsettiğim heyecan bu işte....


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Prensip sahibi olabilmek

Güz Mevsimi

Milli mücadelelere şahsî hırs değil, milli ideal, milli onur sebep olmuştur.