2 Haziran 2010 Çarşamba

Mavi Marmara


Son dönemlerde sıkça hayretler içinde kalıyorum. Hayretim acı ile sonuçlanıyor ve tüm bunların ne uğruna olduğu belli olmayan ölümlerle sonuçlanması aslında insanoğlunun ne kadar da değersiz olduğunu gösteriyor!
Beni korkutan da sadece birkaç birkaç yıl sonra artık hayretler içinde kalmaya da alışacak olmamız???

İnsan denilen varlık daha doğmadan haklarını kazanır. Buna nedenle yaşama hakkını kim elinden alabilir ki?
İkinci bir cümle kurmak dahi istemiyorum; bu hakkı kendinde gören zihniyet zaten insanlıkdan nasibini almamıştır!

Yapılan bu vahşet dolu saldırılar, sadece başka dine mensup olmaktan ibaret mi ? Oysaki tüm dinlerin ana teması aynı değil mi???

İnsan olmak nedir peki? Bizi diğer canlılardan ayıran özellik sadece düşünüyor olmamız mı?
Oysa adilce yaşam hakkı sadece insanlara değil tüm canlılara tanınmış bir hak değil mi?!

Şavaş olgusunu masum insalara karşı kullanmak, savunmasız insanların haklarına tecavüz etmek, sonrasında hiç bir haklı dayanağı olmayan açıklamaları pişkince savunmak, insanlık adına gelecekteki çocuklarımız adına üzücüdür. Aslında bu açıklamalar ile gelinilen nokta bellidir...

Umarım on yıl sonrasında kalbimiz hala onurla atıyor olur, düşünce sistemimiz miğdemizle değil, aklımızla çalışıyor olur!...

Hiç yorum yok:

İyki Annem!

Yüz yıl geçse de içim sızlıyor. İlk günkü gibi acım taze... Bundan tam 14 yıl önce bugün annem bize veda etti. Zaman herşeye ilaç deniyor...