10 Nisan 2010 Cumartesi

Bakış Açısı

Son zamanlarda çokça duyduğum bir laf, bana göre en kestirmeden bir kaçış gibi... Prensip den farklı bir anlamı olmasına rağmen sanki aynı anlama geliyormuş gibi ifade edilmekde...

Hani bu bir trend ise öncelikle neye karşı bir bakış açısı oluşturduğumuz, sonrasında katılmadığımız konular dışında nelere katıldığımız önemli...
Özentilerle dolu bakış açıları, bakış açımızı ne kadar genişletebilir?

Bu anlamda her döneme ayak uydurmak adına farklı bakış açıları ile yaşamda yer edinmeye çalışmak üzücü...

İşin aslı asıl sevgi/aşk olgusunda bakış açısından bahsetmek istiyorum; günümüz ilişki anlayışında sevmeden, sevişmek!... İlk önce sevişiyorsun, sonra sevmek için uğraşıyorsun. Eğer sevemiyorsan, en doğalından ten uyumumuz yok demek! Hiç düşündünüz mü bunun sıkı sıkıya sarıldığımız aşka bakışımızı nasıl etkilediğini...

Peki ten uyumu ne demektir allah aşkına? Çok büyük açıklamalar yapmak doğru olmayacak ancak şu değil midir ilişkiyi başlatan; O ilk gördüğün anda seni büyülüyorsa ten uyumu bunda saklı değil midir? El ele tutuştuğunda içini titreten ten uyumu değil midir? Aşkın başlaması ve devam etmesi bunda saklı değil midir? Bunlar değil midir heyecanı yaşatan ve arada bir yüksek sesle düşündündürüp aşkın peşinden koşturan!
O "normal" bu " normal değil" sevginin olmadığı normal mi artık?

Ha bir de şu var, en kolay neden belki de çok alkollüydüm hatırlamıyorum sözü olabilir... Bir bakış açısı ise, tüm organların ile gülebilirsin buna!

Çok yargılayıcı da olmak istemiyorum, eleştirisel de yaklaşmak istemiyorum ancak sevmek ve sevişmemin bir fiyatı olmamalı...
Bunu bir bakış açısına sığdırmak da mantığa aykırı şüphesiz... İç güdülerimiz ve beğenilerimiz doğal olarak bizi yönlendirecektir...
Son zamanlarda hepimizin şahit olduğu ilişki örnekleri, örnek olma niteliğinde değil... Herşeyi boş verdim; İki erkeği öpüşürken gördüğünüzde ne düşünürsünüz?
Bu örneği düşünmek kadar, kendi nedenlerimizi de düşünmek önemli!
Özgürlükten bahsediliyor ise bu herşeyini alelade paylaşmak olamaz... Özgürlük biraz da özünü kendi içinde yaşamakdır...
Fark edilme olgusu oluştuğunda da bunları samimi olarak paylaşıyor olmakdan geçer özgürlük...

Kimse kimsenin özel hayatında müdahalede bulunamaz, yargılayamaz da, ancak kendimize ve çevremize bir neden sunuyorsak bu nedenlerin daha dürüst ve samimi olması dileğiyle...

1 yorum:

Adsız dedi ki...

kendini bulmaya çalışan toplumlarda gözlemlenen bir durum. sevmeden, sevişmek. halbuki yaşam ne üzerine kurulu? özellikle ten uyumu açıklaması çok yerinde olmuş.kaleminize sağlık

ali türkel

İyki Annem!

Yüz yıl geçse de içim sızlıyor. İlk günkü gibi acım taze... Bundan tam 14 yıl önce bugün annem bize veda etti. Zaman herşeye ilaç deniyor...