17 Aralık 2009 Perşembe

Yön-etici/Yön-eticik



Yönetici olmak...
Yön-etici olmak.
Bu aralar nedense kelimeleri heceleyip, onları köklerine ayırıyorum. Anlamını bu sayede daha iyi algılayabiliyorum. Kelimenin kökü tam da ne demek istendiğini tek hece ile anlatıyor aslında.
İyi bir "yönetici" kök hecesinden de anlaşıldığı üzere yön-verici olmalı. Karşına pek çok yol sunmadan, sana tek yol üzerinden yön-vermeli. Bu yolda ilerlemek için de cesaret verici olmalı ki sonrasında da yön-eticine güvenebilesin.
Bugün bu kelimeyi heceledim durdum, yön-etici/ yön-eğitici.
Ve ortaya şu çıkmakta; iyi bir yönetici olmak için sosyal ve duygusal yönünün güçlü olması şart.
Hiyerarşi kültürü içerisinde çalışmak ve kendine bu yapı içerisinde kariyer edinmek zor bir meziyet. Meziyet kelimesi tam da uydu bu yön-eğiticilik durum açıklamasına. Bir kişiyi ya da bir nesneyi ele alalım. Bunları diğerlerinden ayıran özellik ne olabilir? Pek çok şey olabilir! Ancak bunun üstünlük gösteren bir şey olması gerekli. Üstünlükten kasıt tam da burada devreye giriyor. Karakterinin mütevazi bir şekilde diğer kişilerden seni ayırıyor ve takdir edilmeni sağlaması olabilir. Doğal bir hal içerisinde kendin olmalısın.
Yön-eticik değil de yön veren kişi olabilmek. Ola-bilmek; bağlamak, tamamlamak, çabanın eylemleşme hali.


Say-gı duyulmak. Say-gın/muteber bir kişi olmak/olabilmek.


Hiç yorum yok:

İyki Annem!

Yüz yıl geçse de içim sızlıyor. İlk günkü gibi acım taze... Bundan tam 14 yıl önce bugün annem bize veda etti. Zaman herşeye ilaç deniyor...