27 Ocak 2010 Çarşamba

Benim Annem!


Yıl ne olursa olsun... 31 Ocak günü... Kimimize göre Ocak ayının sonu sıradan bir gün, anlamı sadece bundan ibaret...

Yaklaşık 7 yıl öncesinde benim için de sadece bu anlamdan öte bir hissi yoktu bu günün..

Tarihleri hafımıza kazıyan ve devamlılığını sağlayan iki şey vardır; bu ya mutluluk ya da acıdır!

Benim acım Annem için. Bugünün bana yaşattığı yas annem için... Dün gibi demiyeceğim çünkü azımsanmayacak bir zaman geçirdim annemsiz; yedi yıl... Asla unutmuyorsun bunu biliyorum... Ancak alışmak duygusu vardır ya? Hani alışırsın, alışacaksın denilen duygu... Bu duygunun ağırlığıdır sendeki... Alışmak duygusunun yaşattığı alışamama durumudur hep!!!...

Annem; "Müberra" adında dünya tatlısı, ruhunun yüzüne yansıdığı bir insandı... Herşeyden önce benim annemdi...
Bazı zamanlarda ben anne oldum O'na, yön verdim, yoldaş oldum... Bazı zamanlarda da en derinden hissettirdi anneliğini bana... Ve herşeyden önce benim annemdi, üzüldüğümde hemen anlardı, sevindiğimde de merak ederdi heyecanımı paylaşmak adına...
Şu gerçek dünyanın düzenine inat ikimizin arasında ne varsa karşılıksızdı...

Annem en çok beni severdi diye düşünürdüm, dört çocuğundan biri olan beni severdi... Çünkü böyle isterdim, annem de her çocuğuna bu özeni ve sevgiyi verdi, hepimizi çok severdi... Çünkü O bizim annemizdi herşeyden önce...

O'nu kaybedeli ne kadar zaman geçerse geçsin ben annemi çok seviyorum! Yanımda olmasa da, üzüldüğüm zamanlarda kendi kendime kalsam da, annem var... Çünkü Annem benle bir dönem yaşadı, emek verdi...

Her geçen günde anneme ne kadar çok benzediğimi fark ediyorum... O'nu eleştirdiğim her tavrının bende de varolduğunu anlıyorum... Şevkatli olma, affedici olma tavrını...

Alışmak duygusunun yaşattığı en ağır şey alışamama duygusuyla yaşamayı öğrenmek bana göre... herşeye rağmen ben Annemi çok seviyorum!

Hiç yorum yok:

İyki Annem!

Yüz yıl geçse de içim sızlıyor. İlk günkü gibi acım taze... Bundan tam 14 yıl önce bugün annem bize veda etti. Zaman herşeye ilaç deniyor...