Hayata yakın gözlüğünden bakmak


Bugün anımsadığım bir söz;
"Cahilin yanında kitap gibi sessiz durmayı bilmek!"
Mevlana

Öfkemize hakim olup da dinlemeyi bilmek, bildiklerimiz ölçüsünde de konuşmak. Konuştuklarımızı sıralamak, arada bir soluklanmak. Nefes alışımızın sakinliği, ses tonumuzdaki anlayış. Bildiğimiz kadar konuşmak, iddadan uzak kendini ifade edebilmek.

İddasız, karakterinin aynası olabilecek tarzını sunmak... İçindeki bilgeliğin yansıttığı ışığı dış görüntüne de yansıtabilmek... Hayatın sana sunduğu en değerli şey; sağlığın değerini bilmek.

Yaşadığım hal ve durumu değişime tercih ediyorum; benim yaşantım benim hal ve tavrımdan ibaret olacaktır.
Gün geçtikçe ortak paylaşımlardan uzaklaşmaktayım! Grup çalışması adı altında bir liderin yönetiminde sürü psikolojisi ile çalışmak bana çok uzak. Uzaktan da öte bir haldir bu...

Bilgili olmak değil de, bilmediğini gizleme çabasında bilmişlik taslamakdan uzak bir okuma isteğidir benimki...
İşte bu yüzden sonu olmayan bir yolda öğrenme isteğinin ödülüdür Mevlana'nın da dediği gibi...

"Önce lafa bakarım laf mı diye sonra söyleyene bakarım adam mı diye..."
Mevlana...

Bir tek dileğim var; ekonomi, finans, her ne ise artık bırakıp, iletişim masterımı tamamlayıp; en yakın zamanda, yakın gözlüğümle hayata merhaba diyebilmek...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Prensip sahibi olabilmek

Güz Mevsimi

Milli mücadelelere şahsî hırs değil, milli ideal, milli onur sebep olmuştur.